Değişim kaçınılmaz. Bunun farkındayım. Ama neden bu düşüş? Neden bu geri adım? Yılların, tecrübelerin, anıların üstüste binip derimi kalınlaştırması gerekmiyor muydu? Ben mi yanlış biliyorum? İlerlemeye çalışıyorum... En hafif meltem bile beni senelerce geri uçurabiliyor. Peki nereye gitti o ağırlık?
2003... Sanırım ağırlığımın çıkabildiği en yüksek seviye, 2003 yılının Özgür'üydü... Kütlemin en yoğun olduğu zaman... Bastığı yerde derin izler bırakan adımlarla ilerlerken, hiçbirşeyden, hiçkimseden etkilenmezken, kendimi sakatladım. Dizlerimin üzerine çöküp uzun bir süre orda kaldım. Yoğunluğum gitgide azaldı. Yerini kafamın içindeki ağırlıksız, hacimsiz, kütlesiz fısıltılar aldı. Hafifledikçe savruldum. Savruldukça sağır, dilsiz ve kör oldum.
2003 ve şimdiki zaman arasında kaç kere gidip geldim... Her seferinde farklı birşeyler bulmayı başarabiliyorum kafamdaki karmaşanın içinden.
İyimser bakabilirsem eğer bu duruma, kafamdaki problemli zerreleri teker teker inceleyerek yokettiğimi düşünürüm. Ama diğer yandan da sürekli kurcalayarak başardığım tek şeyin sadece diplerdekini çıkarırken yüzeydekileri daha derine yollamak olduğunu düşünürüm. Yıllardır kaybettiğim o kadar şeyin karşılığında, düşününce aslında çok daha zararlı olan bişey kazanmış olmam korkunç. Kendi karanlığımı keşfe çıkmamalıydım. Ignorance is bliss kısaca, monoton gelse de.
Kurcalamak dedim ya... Her iki bakış açısında da yanlış giden birşey var. Ya diplerde kalması gereken bişeyi çıkardım ortaya ya da çözmesi imkansız olan bişeyi. İkisi de olmayabilir... Emin olamıyorum hiçbirşeyden bugünlerde. Rahatsızım... Gıcığım... Hep kendime... Hmm... Derimin kalınlaşmış olması gerektiği metaforuna yorum katmak istiyorum;
Yıllar, tecrübeler, anılar, bla bla, üstüste binip derimi kalınlaştırmış olabilir. Ama bu, tüm o şeyleri kaybettikten sonra olmuş olabilir ancak. Kalın derimin içinde serbest dolaşan bir ben... Kendinden başka kimsenin ulaşıp da zarar veremediği ben...
Belki ben abartıyorumdur ve tüm bunlar sadece can sıkıntısıdır... Hah...
21 Ocak 2010 Perşembe
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder